elektronik sigara deneme bonusu van escort dini sohbetler sohbet islami sohbet muzik indir medyum en iyi bahis siteleri casino matadorbet

ÜZEYİR YİĞİT YAZDI, "“Aksa Tufanı” ve Ortadoğu"

Hiç unutmam, Bağdat’a düzenlediğim saha çalışmasında bir mültecinin şu sözünü; “Allah ayaklarımızın altına petrol vahaları değil, karpuz tarlaları verseydi keşke. Petrolü el satıyor biz ölüyoruz. Karpuzu en azından biz satardık ya oturur yerdik.”
 Tarih: 13-10-2023 15:53:05
ÜZEYİR YİĞİT YAZDI,

“Burası Ortadoğu”

O kadar uzun bir hikâye ki Ortadoğu, giriş bile yapamadan onlarca sayfa yazılabilir. Son yüzyılda ben diyeyim emperyalist İngiltere petrol ve para için Siyonistleri dinle kandırıp bölgeye fitne amaçlı yerleştirdi. Siz deyin ki; Siyonistler, dini hayallerine emperyalistleri para vadiyle hizmet ettirdi. 

1900’lü yılların başından bu yana bölgeye getirilen Yahudiler için yerleşim yerleri açmak amacıyla yerli Araplar dinine bakmaksızın yerlerinden edildiler. Osmanlı hakimiyetinin sonlanmasıyla hız kazanan bu amaç, İngilizlerin bir bahaneyle bölgeden çıkıyoruz dediği 1947’den bu yana da sistematik olarak şiddet ve tecavüzle özellikle Müslüman Arapların malları, evleri hatta şehirlerini gasp edilerek devam etti. İngilizlerin 14 Mayıs 1948 de terk ettiği Filistin topraklarından bir gün sonra 15 Mayıs 1948'de NAKBA denilen büyük sürgün yaşanmıştır. 

Siyonist yayılmacı aklı 75 yıldır Filistin’de sistematik olarak etnik soykırım yaparak insanlık suçu işliyor. 

Bir yalan sarmalında oluşturdukları Nazi zulmü yaygarasıyla korkutarak Avrupa’dan taşıdıkları Yahudi nüfusla kurdukları sistemde, maruz kaldık dedikleri algılardan daha sert muamelelerle Araplara yapmaktan geri durmadılar. 1.Dünya savaşından sonra her gün ve 2. Dünya savaşının ardınsa sistematik olarak her gün Filistinlilerin çok azı kendi eceliyle öldü. 

Bir topluluk düşünün malına el konulsun, canına kast edilsin, gençleri zindanlara konulsun, yaşlıları ambargo altında bırakılsın… Böyle bir hayatı siz çeker misiniz? Eee baş kaldırdıklarında da “arı kovanına çomak soktun ölümü hak ettiniz.” gibi kurgularla kınansınlar. Bölge barışını tehdit eden tek unsur Siyonist bakış ve yayılmacı politikalarıdır. 

Zulüm ve suç haddini aştı! 

İşte bu durumda nefsi müdafaa demesek bile, onurlu bir ölüm için baş kaldırmış bu topluluğa saygı duymak zorundayız. Zalime ise zalim diye bağırmak farzı kifayedir. 

Evet, ne oluyor? 

Hamas ve silahlı unsurları Hz Davut’un bir sapan taşıyla Calut’u devirdiği gibi bir devi devirmiştir. Hatta hepsi hayatlarıyla bedel ödeseler de!

Konu bu kadar açıktır. Dünyaya efelenen 1960’lardan bu yana işgalleri ve tecavüzleri çeşitli BM kararlarıyla sabitlenip telafisi istenmesine rağmen bu kararları yok sayan. Kendisi sıkıştığında aynı BM’den aldırdığı kararı uygulasın diye dünya'ya dayatan bu şımarık yapı dersini almıştır. 

Bu bitişin başlangıcıdır. Bugün bütün Gazze ve Suriye topraklarını vurmasının artık bir önemi yoktur. Çelik Kubbe bir aldatmacadır iman her şeyin üzerindedir. 

Dört tane inanmış tarafından Heklenmiş ve önemli askerleri simaları evlerinden esir alınmış bir asker devleti yok hükmündedir. Her şeye rağmen İsrail’i ciddiye alan ülkelerin de ileriye dönük siyasi öngörü sahibi olmadıkları açık seçik ortadadır. 

Önümüzdeki günlerde geniş tavizlerle ateşkesi kendisi isteyecektir. Gazze daha hızlı yaralarını sarıp yeni saldırı planları yapacaktır. Ve 2023 sonrası bölgede artık herkes rahat uyuyamayacaktır. Sınırlarımıza kadar uzanan bir savaşın ilk adımı atılmıştır. 

ABD ve İngiltere daha temkinli olması gerektiğini yakın zamanda bilecektir. 

Direniş hattı daha güçlü çıkmıştır bu süreçten.

 
Etiketler
  Bu haber 82 defa okunmuştur.
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER DÜNYA Haberleri
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI